10 Nisan 2006

23 Yıllık Okçuluk Emektarı...


Elif Ekşi 1983 yılında Okçuluk sporuna Samsun'da başladı.Sayın Ekşi bir dönem okçuluk federasyonunu sporcu olarak sırtladı,yıllarca okçuluk denince Elif Ekşi'yi tanıyorum dedi herkez.Günümüz okçuluğunun temel taşlarından oldu.Sonra üniversiteyi bitirip hakkettiği yere geldi,okçuluk federasyonu genel sekreterliği görevine getirildi.Yönetici olarak okçuluk federasyonunu sırtladı yine, birşeyler canlanmaya ve güzel yönde değişmeye başladı okçulukta.Son dönemde çok güzel fikirleri ve projeleri vardı sayın Ekşi'nin,okçuluğun dahada gelişmesini ve tabana yayılmasını çok istiyordu.O'nun da içinde kalmıştı Olimpiyat madalyasının eksikliği,tecrübelerini değerlendirmesinin tam zamanıydı.Ama başka bir federasyona genel sekreter olarak görevlendirildi.Ümidim oydu ki ; bölgelerdeki okçuluk sevenleri,en azından bir telefonla sayın Ekşi'nin tekrar Okçuluk Federasyonu'na geri gelmesini istesinler...Benim umudum var.Çünkü okçuluğun Elif EKŞİ'ye ihtiyacı var,biliyorum ki sayın Ekşi görevinin başına gelecek ve okçuluk sporu hakkettiği yere doğru emin adımlarla ilerlemeye devam edecek...

4 Mart 2006

BAŞKANDAN İSTEDİKLERİMİZ


Okçuluk Federasyonu yeni başkanı Sayın Abdullah Topaloğlu tanıdığım kadarıyle mütevazi ve saygın bir insan.Sayın Topaloğlu, Başkanlığı kaldırabilecek beceride ve tecrübede fakat çok zor günlerin içine girdiğide bir gerçek. Sayın Başkan,federeasyonların hızla özerkleştiği bir dönemde sponsor bulmak ve akabinde zor şartlarda çalışabilecek bir ekip kurmak zorunda. Başkandan istediğimiz bazı temel isteklerimiz ;- Her ile okçuluk antrenman salon ve sahası - Her ilde en az bir tane okçuluk yapacak pilot okul - Her ilde en az bir tane kadrolu okçuluk antrenörü - Her ilde faal okçuluk il temsilcisi - Temel eğitim için gerekli okçuluk malzemelerinin üretimi - İleri dönük beş ve on yıllık planların yapılması - Okçuluk Federasyonunun sitesinin güncelleştirilmesi ve eğitici,bilgi verici hale getirilmesi - İllere her ay denetleyici bir uzmanın gitmesi ve planma yapması - Minik sporcuların okçuluk sporuna her ilde başlanması ve yaz kamplarının yapılması.

24 Şubat 2006

Okçuluğumuzu Nasıl Geliştirebiliriz.


Okçuluk sporunda yıllardan beri plansızlık hüküm sürmekte ve de başarı ferdi yeteneklerle yada devşirme sporcularla sınırlı kalmaktadır. Oyasa ki Kore ata sporuna sahip çıkmış, profesyonelce başarı basmaklarını tımanıp dünya zirvesinde yıllardır rakipsizce durmaktadır.Türkiye'de okçuluk sporunu faal olarak yapan sporcu sayısının yedi yüz civarında olduğunu sanıyorum.Okullara yayılma politikası hiç güdülmemiş, üniversiteler arası okçuluk yarışması son yıllarda yapılmaya başlanmıştır.Bazı üniversitelerde okçuluğun başlamasıda,okçuluk sporunda daha önce milli takımda yarışmış sporcuların üniversitelerde belli görevlere gelmiş olmalarıdır.Şu an bir çok üniversitede öğretim görevlisi olan eski milli okçular bulunmaktadır.Bu arkadaşların Okçuluk Federasyonu tarafından desteklenip çalışmaları sağlanırsa okçuluğun belli bir zaman sonra bilimsel bir platforma oturacağından eminim.Federasyon Başkanının ve yöneticilerinin mükkemmel planlamalar yapması şarttır.İlk önce Türk okçuluğunun masaya yatırılıp, enine boyuna tartışılıp kararlar alınmalı ve hemen planlı bir şekilde uygulamaya geçilmelidir.Bence bu kararlardan bazıları şunlar olabilir;- Türk okçuluğunun kendi insan yapısına göre özel atış tekniği olmalı. -Okullar ve külüpler bazında okçuluk yayılmalı,desteklenmeli.-Kaliteli antrenör sayısı arttırılmalı.-Bilimsel araştırmalar için üniversitelerla işbirliği yapılmalı.-Okçuluğumuzda mental çalışma prensipleri belirlenmeli ve buna göre sporcular yetiştirilmeli.-Federasyon ,bölgelerde yapılan çalışmaları denetlemeli ve konrol altında tutmalı.-En azından temel eğitim için gerekli okçuluk malzemelerinin üretimine geçilmeli.-Milli Takımların oluşturulmasında kati kurallar konulmalı.-Federasyon kendini ve oluşturduğu düzeni denetleyecek bir otokontrol mekanizması kurmalı.

20 Şubat 2006

Okçuluk Sporunu Nasıl Geliştiririz !


Günümüzde tabana yayılmayan hiç bir spor dalı başarılı olamamıştır.Okçulukta her nekadar pahalı malzemelere ihtiyaç duyulsada temel eğitimde kullanılan yay ve oklar ülkemiz ekonomik şartlarında rahatlıkla elde edilebilirler.
İlk yapılması gereken devlet desteğinde basit okçuluk malzemeleri üretmek sonra her şehirden birkaç pilot okul seçip beden eğitimi öğretmenlerini hızlı bir şekilde eğitmek.Seçilen okullara sadece okçuluk için küçük de olsa poligonlar yapmak.Okçuluğa başlayan öğrencilerin sık sık okçuluk federasyonu tarafından denetlenip kabiliyetli sporcuları kamplarda eğitmek.Sık sık yarışmalar yapıp öğrencileri motive etmek, başarılı olan sporculara az da olsa maddi imkanlar sağlamak.Çok kabiliyetli sporcuların okul ve iş hayatlarını planlamak.İyi bir teknik direktör planlamasıyla yarışmalarda başarı zaten gelir.
Bunların olabilmesi için en başta devletin ön ayak olması,yada son derece azimli bir federasyon başkanının göreve gelmesi gerekir.

Ok Ve Yayın Öyküsü



Cumhuriyet döneminde okçuluk sporu yıllarca ezik ve sessiz bir şekilde yaşamış,kabuğundan çıkamamıştır. Oysa ki okçuluk; bizim ata sporlarımızın atasıdır, çünkü günümüzdeki yay ve okun kimyasını biz Türk milleti olarak binlerce yıl önce yoğurmuşuz.Günümüzde; bizim dışımızdaki dünya, Türk okçuluğunun tüm detaylarını öğrenmiş ve bize pazarlayıp öğretir duruma gelmiştir.
Neden böyle oldu,neden bir çok alanda olduğu gibi okçuluktada tüketici konumuna düştük.Osmanlı'nın ihtişamlı günleri bitirilince okçuluk sporuda sahipsiz kaldı.Savaşlardan tükenen halk sadece kuru ekmek bulabilmek için çabalarken herşey ikinci plana itildi.Kurtuluş Savaşı tekrar varolmak için yapıldı.Milletin yeniden kan bulması yıllar sürdü.Atatürk son yıllarında okçuluk sporunun tekrar canlanması için emir vermişsede O öldükten sonra yine sahipsiz kalmıştır.
Süleyman Kani İrtem yazdığı Kemankeş adlı kitapta; 1939 yıllarında Amerika'dan gelen bir heyet Osmanlı okçuluğu hakkında araştırma yapmış ,o zaman ki ok ve yay kurumundan malümat almış, yay ve ok yaptırmak için son ustaları yurtdışına götürmek istemişler.O yıllarda da Ok ve Yay Kurumu soyulup talan edilmiştir.İçindeki paha biçilmez eserler bir gecede yok olmuştur.Ve 1940'lı yıllardan sonra birden Amerikada üretilen yayların yapısı ve şekli değişip Osmanlı yaylarının muhteviyatında kompozit yay şeklini almaya başlamıştır.Daha önceleri boru tipinde sadece ağaçtan yapılan Avrupa ve Amerika yaylarının içeriği değişmiş,yay yapımında Osmanlılar'ın kullandıkları tüm malzemeleri kullanmaya başlamışlardır.Günümüzde Okçuluk sanayinin yüzde sekseni Amerikalı'ları elindedir.Biz ülke olarak tüm okçuluk malzemelerini dışardan ithal etmekteyiz ve halada küçük dahi olsa üretime geçme düşüncesi idarecilerimizde bulunmamaktadır,düşüncesindeyim.

“Archery is a good mental sport. It teaches you a lot discipline”

Okçuluk faydalı bir zihinsel spordur. Bize bir çok displin kazandırır.