EOCHA 2010 Avrupa atlı okçuluk müsabakası ;
Değerli okçuluk ve binicilik sevdalıları ,
Bu sene Avrupa atlı okçuluk müsabakası 10-11 Eylül 2010 tarihleriarasında Belçika'da yapıldı, websitesi yine www.eocha.orgBu sene ilk defa Türk 'kabak' disiplinine de yer verildi (direğinüstündeki hedefe atış), 4 disiplinden 3 seçebiliyordunuz, Macar, Koreve yeni Belçika disiplini ve kabak. (Belçika disiplini birazuydurukdu. Pek de sevilmedi zaten. Muhtemelen ilk ve son defa yapıldı.Bir grupda oluyorsunuz ve her atıştan sonra en az puanı ataneleniyor.)
Atlar güzeldi, çok farklı cinsler vardı, İspanyol atları, Almanatları, Arap vs. EOCHA'yı düzenleyen Alman Abdülmecid abi (ChristianSchrade) var, onun Arap atını seçtim, muhteşem güzellikte bir hayvanve ayrıca çok hızlı. 90 metreyi her geçişte 6,9 saniyede tamamlıyordu.
Mehmet Gölhan'a teşekkür etmek istiyorum, yoğun vaktinde benimlebuluşup yaylarından birtane verdi, yoksa Kore yayıyla katılacaktım.Diğer Osmanlı tipi yaylarım kırılmıştı. Şu açıdan önemli, birçok kişiOsmanlı yayını görmemiş, tanıtımda kullandım, Osmanlı yayının vekirişinin bölümlerini ve evrimini detaylı şekilde anlattım ve çok ilgigördü. Mehmet abinin yayı yine meşhur oldu bu arada.
İlk yine seyirciler önünde bayraklı geçiş oldu, ilk yavaş sonra tekerteker ülke temsilcileri dörtnalda bayraklar ellerinde geçtiler.Böylecene bayrağımız şanıyla ve şerefiyle dalgalanmış oldu, duygulu bir andı benim için.
Korelilerle geçen seneki EOCHA'dan beri özel ilişkilerimiz var.Ülkeler zati birbirine sempati duyuyor, onu bırakın bizim atlı okçulukve atlı savaş kültürüne çok meraklılar. Kore ekibi atlı okçuluğu ve atlı savaş sanatlarını iş olarak yapıyorlar, devletten maaş alıyorlar.Sokcho'da büyük stadları var sırf bu iş için ve ayrıyetten atlı okçuluğu UNESCO'nun bir parçası haline getirmeyi başardılar. En çok o ekiple konuştum, bilgi alışverişinde bulunduk. Bizim Koreye gelmemizi çok istiyorlar. Aslında herkes bizim atlı okçuluk konusunda 'abilik'yapmamızı bekliyor. Böyle bir atlı okçuluk geçmişine sahip olan ve bir sürü belgesi ve minyatürleri olan kültüre bu konuda öncülük yapmak yakışır zaten. Ama bundan çok uzaktayız maalesef.

Yerel Televizyon da geldi benimle Franzısca olarak görüşme yaptılar.Şimdi organizatörlerden biri bana mesaj attı televizyonda repörtajımı seyrettiğini ve beğendiğini iletti. Kore televizyonu da geldi. Türkiye televizyonu veya en azından şu Avrupa ATV falan gelseydi güzel olurdu.Cumartesi akşamı bir 'jousting' gösterisi yapıldı. Organizatörlerden Fred Piraux'un yönettiği ekip en detayına kadar araştırılmış ortaçağ zırhlı şövalye kostümleriyle uzun mızraklarla birbirlerine çarparak bir turnuva düzenlediler. Uzun mızraklar üstlerinde parçalandı hep(bilerek). Kılıç ve ciritlerle de gösteri yaptılar (onlarda da ciritvarmış).
İsviçreliler sıkı bir takım olarak geldiler, yedisi yarıştı, bir kaçkişi de yardımcı ve seyirci (ve fotoğrafçı) olarak geldi. İnşallah bizde birgün büyük bir ekip ile gideriz böyle etkinliklere. Fransızlar 6 kişilik sempatik bir ekip ile yarışmaya katıldı. İngiliz MikeAshington arkadaşımız bir ilke imza attı ve İngiliz uzun yayı ve kostümü ve zırhıyla geldi ve beğeni topladı. 60 libre longbow'uyla iyide attı. Bi geriye doğru atışlarda biraz zorluk çekti. Ürdün, İran ve Macaristan son dakika gelmeyeceklerini söylemişler. Elliye yakın yarışmacı olmuş.
Puanlar daha açıklanmadı websitesinde ama ilk ona giremedim maalesef.Belçika stilini seçmem kötü oldu. Kuralları zati uydurukdu ve dahaönce websitede iyi belirtilmemişti. 90m gidiyorsun ama oku ancak hedeften 15m önce elleyebiliyorsun ve sadece belli bir aralık içinde oku atabiliyorsun. Zaman kısıtlaması yoktu bunda. Atım en hızlı at olduğu için zamanında oku gezlemekte zorluk çektim haliyle ve 0 puan aldım buradan. Acemiler yavaş atlarıyla geçip acemice atsalar bile azçok vurup puan alıyorlardı.
Kabak disiplini büyük beğeni topladı, bi kere tarihi bir disiplin olmasından, ayrıca çok farklı birşey. Atın boynuna yatmasını yavaş yavaş öğreniyorlar. Direğin önünde ve arkasında çizgiler vardı, bu alan içinde atarsanız daha çok puan alıyorsunuz ve atın boynuna yatarsanızda puanınızı arttırıyorsunuz. Hedefi güzel yaptılar, bir metal tabak gibi bir cismi ortadan delip direkten geçirip iplerleaşağı sallandırdılar, yani sabit değildi, böylecene blunt yani uculastik oklarla vurduğunda oklar kırılmadı ve güvenlik de arttırılmışoldu. Hedef baya küçüktü bu arada ve yüksekteydi. sadece iki kişivurabildi, herkesin sadece 3 atış hakkı vardı. Benim 3 atış hep çokyakından geçti maalesef. Ama en azından insanlar esas kabağın atış formunu görmüş oldular ve beğendiler. Hızlı bir atta eyerden kalkıp atın boynuna yatarak ve yayı çeken sağ dirsek at boynunun soluna gelecek şekilde atış yaptım.
Toplam müsabakada birinci Almanya'dan Christian Prestin oldu.
Bunun dışında yeni kontaklar kuruldu örn. Hollandalı atlı okçularla tanıştım ki yeni başlamışlar. Osmanlı stilini merak edenler çok oldu, benimle konuşabilmek için kuyruklar bile oluştu. Bizim stilimiz pek bilinmiyor, korelilerin mandalı farklı mesela ve başparmak atanların hemen hemen hepsi zihgirsiz ve kore stili, kore mandalıyla atış yapıyor. Yine herkesin kendi dilinde Almanca, İngilizce, Fransızca veTürkçe olarak detaylı anlattım (1-2 Türkçe bilenler de vardı).
Birşey daha .....
Bu sene birçok atlı okçuluk etkinliklerine gittik, Polonya veİngiltere'ye birkaç kez gidildi, bu EOCHA en büyük ve en önemlisiydi. Maddi ve manevi fedakarlıklarda bulunduk, yani yatırım yaptık. Neden medyayı çağırmadık? Onu da ayarlamaya vaktim kalmadı ve ayrıca kontaklarım da yok ama kontakları olan arkadaşlar biliyorum. Madem bizim amacımız Türk (atlı) okçuluğunu tanıtmak, niye böyle etkinliklere medyayı çağırmıyoruz? Gazete, televizyon veya dergi vs olur.
Ne açıdan önemli? 1. Tanıtım için tabi 2. Sponsor bulabilmek için.Şirketler şöyle hesap yapar, 1000 kişiye ulaşmanın maliyeti ne olur ve kaç kişiye ulaşırız. Bu açıdan medya çok önemli çünkü sponsor şirketleri için değerimiz artacak. Polonya ekibi müsabakalara sponsor parasıyla gidiyor, Kore ekibinin işi bu zaten devlet destekliyor.Bu noktadan şuraya geçmek istiyorum, bize sponsor lazım. Atlı okçuluk güzel birşey, yerin varsa arka bahçende de yaparsın zevkli olur, ancak Hilmi ve benim yaptığımız daha fazlası, yükümüz biraz daha fazla. Dünyada en gelişmiş olan Türk atlı okçuluğunu hem araştırıyoruz, hem pratik olarak yapıyoruz hem de tanıtıyoruz. Kore'de dünya atlı okçuluk müsabakasında ve EOCHA'da Türk disiplini Kabak oyununu kabul ettirecek kadar başarılıyız ancak paramız herşeye yetmediğinden Kore'ye de gidemedik, dünya Türkler olmadan kabak oynunu oynadı. Kore ekibi de aynısını söyledi, kabak oynadık ama siz maalesef Türk olarak yoktunuz dediler. Bütün çabalara rağmen Hilmi Arıç EOCHA'ya da gelemedi. Kore ekibi bizi çok seviyor, Hilmi'yi ve beni davet ettiler Kore'ye ve durumu öğrenince sizi sponsor parasıyla getirtmeye çalışacağız dediler. Hem sevindim tabi ama hem de kendimi biraz kötü hissettim. Bi resimlere bakın Hilmi'nin de benimde ve düşünün, hiç bizi desteklemek isteyen şirket çıkmaz mı tüm Türkiye'de? Medya ve sponsor konusunda herhangi bir fikri veya önerileri olanvarsa lütfen bizimle irtibata geçsin birdaha böyle fırsatları kaçırmayalım.
Gökmen Altınkulp' un Atlı Okçuluk Blog Sitesi : http://atliokculuk.blogspot.com/
Özet : Bu seneki Avrupa atlı okçuluk müsabakasında da Türk kültürünü,Türk (atlı) okçuluğunu yine en iyi şekilde tanıttık, gösterdik,bayrağımızı şanıyla yakışır şekilde dalgalandırdık. Türkiyedeki binicive okçu arkadaşların kulağını da bol bol çınlattık.
Fotoğrafları buradan görebilirsiniz :
Teşekkürler.Selamlar.
Gökmen ( http://atliokculuk.blogspot.com/ )



